Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi Davası
Yurt dışında yaşayan veya evliliğini yabancı bir ülkede sona erdirmiş Türk vatandaşlarının en çok karşılaştığı hukuki sorunlardan biri, yabancı mahkemelerce verilen boşanma kararlarının Türkiye’de hiçbir hukuki sonuç doğurmamasıdır. Bu nedenle yurt dışında kesinleşmiş bir boşanma ilamının Türkiye’de de geçerli sayılabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması zorunludur. Aksi hâlde kişi Türkiye bakımından hâlen evli görünmeye devam eder ve bu durum hem nüfus kayıtlarında hem de miras, yeniden evlenme, velayet ve mal rejimi gibi birçok alanda ciddi hak kayıplarına yol açar.
Bu makalede; özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların en sık karşılaştığı uygulama sorunları ele alınacak, yurt dışında boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi süreci ayrıntılı şekilde açıklanacaktır.
Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir?
Tanıma ve tenfiz davası, yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bir kararın Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasını sağlayan davadır. Bu dava ile amaçlanan, yabancı mahkeme kararının içeriğinin yeniden incelenmesi değil; kararın Türk hukuk düzeninde geçerli sayılıp sayılmayacağının belirlenmesidir.
Uygulamada özellikle;
- yurt dışında boşanma kararı alan kişiler,
- yabancı ülkede nafaka, velayet veya tazminat kararı bulunan taraflar,
- nüfus kaydını Türkiye’de güncellemek isteyenler
tanıma ve tenfiz davası açmak zorundadır.
Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?
Uygulamada en sık karıştırılan konulardan biri tanıma ile tenfiz kavramlarının aynı anlama geldiği düşüncesidir. Oysa bu iki kavram hukuken farklı sonuçlar doğurur.
Tanıma Nedir?
Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisi kazanmasını sağlar. Özellikle boşanma kararlarında, yalnızca evlilik birliğinin sona erdiğinin kabulü için tanıma yeterlidir. Yani yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’de de boşanma sonucu doğurması için çoğu durumda tanıma davası açılması yeterli olur.
Tenfiz Nedir?
Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesi anlamına gelir.
Örneğin;
- yabancı mahkeme tarafından hükmedilen nafaka,
- maddi ve manevi tazminat,
- yargılama giderleri
Türkiye’de icra yoluyla tahsil edilecekse, tanıma yeterli değildir; ayrıca tenfiz kararı alınması gerekir.
Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararı Türkiye’de Kendiliğinden Geçerli midir?
Hayır. Yurt dışında verilen boşanma kararları Türkiye’de kendiliğinden geçerli değildir. Kararın yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş olması, Türk hukukunda sonuç doğurması için yeterli kabul edilmez. Bu nedenle kişi yurt dışında resmen boşanmış olsa dahi, Türkiye nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam eder.
Bu durum çoğu zaman yeni evlilik yapmak isteyen kişiler açısından ciddi mağduriyetler doğurmaktadır.
Yurt Dışı Boşanma Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hangi Kanuna Göre Yapılır?
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre yürütülür. Türk mahkemeleri, yabancı mahkeme kararını yeniden yargılamaya tabi tutmaz. Sadece kanunda öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini denetler.
Yurt Dışında Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması İçin Gerekli Şartlar
Uygulamada bir yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınabilmesi için başlıca şu şartların varlığı aranır:
- Karar yabancı bir devlet mahkemesi tarafından verilmiş olmalıdır.
- Karar kesinleşmiş olmalıdır.
- Karar, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
- Davalı tarafa usulüne uygun şekilde savunma hakkı tanınmış olmalıdır.
- Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmiş olmamalıdır.
Bu şartlardan herhangi biri eksikse, tanıma veya tenfiz talebi reddedilebilmektedir
Boşanma Kararının Kesinleşmiş Olması Ne Anlama Gelir?
Yurt dışında verilen boşanma kararının artık o ülkede kanun yollarına kapalı olması ve kesin hüküm hâline gelmiş bulunması gerekir.Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, kesinleşme şerhi bulunmayan mahkeme kararlarıdır.
Bu durumda Türkiye’de açılan tanıma ve tenfiz davası usulden reddedilebilmektedir.
Tanıma ve Tenfiz Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Tanıma ve tenfiz davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Yetki bakımından ise;
- davalının Türkiye’de yerleşim yeri mahkemesi,
- davalının Türkiye’de yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer mahkemesi
yetkili kabul edilir. Uygulamada çoğu zaman davalı Türkiye’de yaşamıyor olabilir. Bu durumda davacı, Türkiye’deki uygun bir yer mahkemesinde davayı açabilmektedir.
Yurt Dışında Boşanma Davası Sonucunun Türkiye’de Tanınmasında Avukatla Çalışmanın Önemi
Tanıma ve tenfiz davaları teknik nitelikli davalardır.
Özellikle yurt dışından temin edilecek belgeler, apostil işlemleri, kesinleşme şerhleri ve tebligat süreci, davanın seyrini doğrudan etkilemektedir. Eksik veya hatalı belgelerle açılan davalar, aylarca sürebilecek yeni dava süreçlerine yol açabilmektedir.
Bu nedenle sürecin başından itibaren alanında deneyimli bir tanıma ve tenfiz avukatı ile çalışılması ciddi zaman ve hak kaybını önler.
🇩🇪 Almanya’da Verilen Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması
Almanya mahkemelerinde verilen boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki bir hüküm doğurabilmesi için 5718 sayılı MÖHUK uyarınca tanıma ve tenfiz sürecinden geçmesi zorunludur. Alman mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşmiş olması ve bu durumun “Rechtskraftvermerk” (kesinleşme şerhi) ile belgelenmesi davanın açılabilmesi için ilk temel şarttır. Türkiye’de tescil edilmeyen boşanmalar nedeniyle vatandaşlar, nüfus kayıtlarında hâlâ evli göründükleri için mirasçılık hakları ve yeniden evlenme konusunda ciddi hukuki engellerle karşılaşmaktadır. Eğer taraflar Alman mahkemesi kararını konsolosluklar aracılığıyla idari yoldan tescil ettiremiyorlarsa, Türkiye’deki Aile Mahkemelerinde dava açılması kaçınılmaz bir yoldur. Dava dosyasında Alman mahkemesi kararının aslı, kesinleşme şerhi ve valiliklerden alınan Apostil şerhinin noter onaylı tercümeleri eksiksiz yer almalıdır. Türk hâkimi, MÖHUK 54. maddesi kapsamında Alman mahkemesi kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını ve davalının savunma haklarının korunup korunmadığını titizlikle inceler. Boşanma hükmünün yanı sıra velayet, nafaka ve tazminat gibi icrai unsurların Türkiye’de geçerlilik kazanması ancak tenfiz kararı ile mümkün olmaktadır. Uzman bir avukat aracılığıyla yürütülen süreçlerde tebligat aşamaları optimize edilerek, Almanya’da alınan karar kısa sürede Türk hukuk sistemine dahil edilip hak kayıplarının önüne geçilmektedir
Uygulamada Almanya kaynaklı dosyalarda en çok karşılaşılan sorunlar şunlardır:
- kararın kesinleştiğine dair belgenin eksik olması,
- belgelerin apostil şerhi taşımaması,
- mahkeme kararının yeminli tercümesinin usule uygun yapılmaması.
Özellikle Almanya’da yaşayan vatandaşlar açısından, Türkiye’de bir avukat aracılığıyla dava sürecinin yürütülmesi hem zaman hem de maliyet açısından büyük kolaylık sağlar.
🇳🇱 Hollanda’da Verilen Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması
Hollanda mahkemelerinden alınan boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için 5718 sayılı MÖHUK kapsamında tanıma ve tenfiz işlemlerinin yapılması yasal bir gerekliliktir. Hollanda’da boşanan vatandaşlarımız bu kararı Türkiye’de tescil ettirmedikleri takdirde, Türk nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam ederek miras ve aile hukuku açısından ciddi hak kayıplarıyla karşılaşabilmektedir. Özellikle Hollanda mahkemesi kararının kesinleşmiş olması ve belgenin uluslararası geçerliliğini sağlayan Apostil şerhini taşıması davanın en temel şartıdır. Eğer taraflar konsolosluk veya nüfus müdürlüğü aracılığıyla idari yoldan tescil konusunda uzlaşamıyorsa, Türkiye’deki yetkili Aile Mahkemesinde dava açılması kaçınılmazdır. Dava sürecinde mahkeme, Hollanda’da verilen kararın Türk kamu düzenine ve savunma haklarına uygunluğunu MÖHUK 54. maddesi çerçevesinde denetler. Boşanmanın yanı sıra çocukların velayeti, nafaka ve tazminat gibi hükümlerin Türkiye’de icra edilebilirliği ancak tenfiz kararı ile mümkün olmaktadır. Hollanda’dan alınan kararın ıslak imzalı aslı ve yeminli tercüme belgelerinin mahkemeye eksiksiz sunulması, yargılama sürecinin selameti açısından büyük önem arz eder. Profesyonel bir avukat desteğiyle yürütülen süreçlerde tebligat aşamaları hızlandırılarak, Hollanda’daki karar birkaç ay içerisinde Türk hukuk sistemine entegre edilebilmektedir.
Hollanda kararlarında özellikle “Udhaling” (kararın bir örneği) ve “Certificaat” (kesinleşme belgesi) kısımları karışabiliyor. Özellikle bu duruma dikkat etmek gerekir.
🇫🇷 Fransa’da Verilen Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması
Fransa’da alınan boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki geçerlilik kazanması için 5718 sayılı MÖHUK uyarınca tanıma ve tenfiz süreci işletilmesi hukuki bir zorunluluktur. Fransız mahkemeleri tarafından verilen kararlar, Türkiye’de tescil edilmediği sürece taraflar Türk nüfus kayıtlarında hâlâ evli görünmeye devam etmektedir. Bu durumun en büyük riski, miras haklarının korunması ve yeniden evlenme engelinin ortadan kaldırılması noktalarında ortaya çıkmaktadır. Eğer taraflar tescil işlemi için birlikte başvuruda bulunamıyorsa, Türkiye’deki Aile Mahkemelerinde usulüne uygun bir dava açılması şarttır. Dava sürecinde Fransız mahkemesi kararının aslı, kesinleşme şerhi ve apostil tasdikli tercümesi mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını ve savunma haklarına riayet edilip edilmediğini titizlikle denetler. Velayet ve nafaka gibi icrai hükümlerin Türkiye’de uygulanabilmesi için ise sadece tanıma değil, tenfiz kararı alınması da gerekmektedir. Uzman bir avukat rehberliğinde yürütülen bu süreç, tebligat aşamalarının hızlandırılmasıyla kısa sürede sonuçlandırılarak hak kayıplarının önüne geçmektedir. Fransa’da yaşayan vatandaşların Türkiye’de güvenilir bir avukat aracılığıyla dava açmaları, yurtdışından sürekli belge gönderme ve takip yükünü de ortadan kaldırmaktadır.
Davalı Tarafın Türkiye’de Bulunmaması Davayı Engeller mi?
Hayır. Davalı taraf Türkiye’de yaşamıyor olsa dahi, yabancı adresine uluslararası tebligat yoluyla dava yürütülebilmektedir.
Ancak bu durum davanın süresini uzatabileceği için dosyanın baştan doğru planlanması büyük önem taşır.
Tanıma ve Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
Davanın türüne ve tarafların tutumuna göre değişkenlik göstermektedir. Eğer taraflar boşanma kararı için nüfus müdürlüklerine birlikte başvurursa süreç birkaç günde tamamlanırken, mahkeme yoluna gidilen çekişmeli dosyalarda bu süre 6 ay ile 2 yıl arasına yayılabilmektedir. Süreci en çok uzatan kritik faktör, yurtdışında yaşayan davalı tarafa yapılacak uluslararası tebligat işlemlerinin aylar süren bürokratik aşamalarıdır. Ancak her iki tarafın da Türkiye’de birer avukat aracılığıyla temsil edilmesi, tebligat engelini aşarak davanın tek celsede ve ortalama 1-3 ay gibi kısa bir sürede sonuçlanmasını sağlar. Velayet, nafaka veya maddi tazminat gibi icra kabiliyeti gerektiren kararların tenfizi, sadece basit bir tanıma işleminden daha titiz bir hukuki inceleme ve uzmanlık gerektirir. Hukuki belgelerin eksiksiz hazırlanması, tercümelerin onayı ve apostil şerhinin bulunması, tanıma ve tenfiz sürecinin gereksiz yere uzamasını engelleyen en temel adımdır.
Tanıma ve Tenfiz Davası Sonrasında Nüfus Kaydı Nasıl Düzeltilir?
Tanıma ve tenfiz davası mahkemece kabul edilip karar kesinleştiğinde, yurtdışındaki mahkeme hükmü Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tam hukuki geçerlilik kazanır. Kararın kesinleşmesinden sonra ilgili mahkeme, bu ilamı otomatik olarak UYAP sistemi üzerinden yetkili Nüfus Müdürlüğü’ne ileterek tescil sürecini başlatır. Vatandaşların işlemleri hızlandırmak adına kesinleşme şerhi bulunan mahkeme kararını bizzat Nüfus Müdürlüğü’ne sunarak boşanma veya soyadı değişikliği kayıtlarını güncelletmeleri de mümkündür. Tescil işlemi tamamlandığında kişinin aile kütüğündeki “evli” ibaresi “boşanmış” olarak güncellenir ve böylece yeni kimlik kartı başvurusu için yasal zemin oluşur. Kararın infaz kabiliyeti kazanmasının, mutlaka mahkeme ilamının kesinleşmesine bağlı olduğu unutulmamalıdır. Velayet veya kişisel durum değişikliklerinin nüfus kütüğüne işlenmesi, çocukların hukuki statüsü ve miras haklarının korunması açısından kritik bir adımdır. Güncel nüfus kayıt örneği alarak tüm verilerin doğru aktarıldığını teyit etmek, sürecin başarıyla sonuçlandığını belgeleyen son dokunuştur.
Adana’da Tanıma ve Tenfiz Davası Açmak
Yurtdışında alınan mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuken tanınması için Adana’da tanıma ve tenfiz davası açmak, yetkili Aile Mahkemelerine sunulacak usulüne uygun bir dilekçe ile başlar. Adana Adliyesi bünyesinde görülen bu davalarda, yabancı mahkeme ilamının Türk kamu düzenine aykırı olmaması ve kesinleşme şerhi ile apostil onayının bulunması temel şarttır. Süreci Adana yerelinde hızlandırmak isteyen vatandaşların, tebligat aşamalarında zaman kaybetmemek adına profesyonel bir avukat desteğiyle hareket etmeleri büyük önem taşır. Özellikle boşanma, velayet veya nafaka gibi kritik kararların Adana nüfus kayıtlarına işlenmesi, ancak mahkemenin vereceği tanıma kararı ile yasal bir statü kazanır. Adana’daki yargılama pratiğinde belgelerin eksiksiz ve yeminli tercüman onaylı olması, dosyanın sürüncemede kalmadan tek celsede karara bağlanmasını sağlayan en önemli etkendir. Mahkeme sonucunda elde edilen kesinleşmiş ilam, Adana Nüfus Müdürlüğü sistemlerine işlenerek yurtdışındaki hukuki durumun Türkiye’de de resmiyet kazanmasını sağlar.
Avrupa’da Yaşayan Vatandaşlar İçin Türkiye’de Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Avrupa’da yaşayan vatandaşlar için Türkiye’de avukat desteği almak, mesafe ve bürokrasi engellerini aşarak hak kaybı yaşanmasını önleyen en kritik stratejidir. Uzman bir avukat aracılığıyla yürütülen tanıma ve tenfiz gibi işlemler, kişilerin Türkiye’ye bizzat gelmesine gerek kalmadan zaman ve yüksek seyahat maliyetlerinden tasarruf etmelerini sağlar. Özellikle apostil şerhi, yeminli tercüme ve uluslararası tebligat gibi teknik detayların profesyonelce yönetilmesi, usul hatalarından kaynaklı dava reddi riskini tamamen ortadan kaldırır. Türkiye’deki güncel yargı pratiklerine hakim bir hukuk danışmanı ile çalışmak, Avrupa’da alınan mahkeme kararlarının Türk hukuk sistemine entegrasyonunu en hızlı ve güvenilir yoldan gerçekleştirir.
Tanıma ve Tenfiz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)
Evet.
Almanya mahkemelerinde verilen boşanma kararı, Türkiye’de tanıma davası açılmadığı sürece nüfus kayıtlarına otomatik olarak işlenmez. Bu nedenle Almanya’da kesinleşmiş boşanma kararınız bulunsa bile, Türkiye’de tanıma davası açmazsanız resmî kayıtlarda evli görünmeye devam edersiniz.
Hollanda mahkemelerinde verilen boşanma kararının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için tanıma davası açılması gerekir. Kararın yalnızca tercüme edilmesi veya nüfus müdürlüğüne sunulması yeterli değildir. Mutlaka Türk mahkemesinden tanıma kararı alınmalıdır.
Fransa mahkemesinin verdiği boşanma kararına dayanarak Türkiye’de yeniden evlenebilmeniz için tanıma davası açmanız zorunludur. Tanıma kararı kesinleşmeden nüfus kaydınız düzelmez ve evlenme işlemleri yapılamaz.
Hayır.
Avrupa’da yaşayan kişiler, Türkiye’de bir avukata vekâlet vererek tanıma ve tenfiz davasını tamamen uzaktan yürütebilir. Türkiye’ye gelmeden dava açılması ve sonuçlandırılması mümkündür.
Eğer yabancı mahkeme kararında sadece boşanma hükmü bulunuyorsa çoğu zaman tanıma yeterlidir. Ancak kararda nafaka, tazminat veya para ödemesi gibi icraya konu hükümler varsa ayrıca tenfiz kararı da alınmalıdır.
Anlaşmalı boşanma kararları uygulamada genellikle daha hızlı tanınmaktadır. Bunun nedeni, tarafların savunma hakkı yönünden genellikle herhangi bir usul sorununun bulunmamasıdır. Ancak yine de tanıma davası açılması zorunludur. Yine de tebligat işlemlerinin uzun sürme ihtimali vardır.
Hayır. Eski eşe usulüne uygun tebligat yapılmışsa ve davaya katılmamışsa, mahkeme tanıma ve tenfiz davasını görmeye devam eder. Davalının duruşmaya gelmemesi, tek başına davanın reddine yol açmaz.
Evet, ancak bunun için sadece tanıma değil, mutlaka tenfiz kararı alınmalıdır. Tenfiz kararı olmadan yabancı mahkeme nafaka hükmü Türkiye’de icraya konulamaz.
Hayır. Yabancı mahkeme kararının, verildiği ülkede kesinleşmiş olması tanıma ve tenfiz davalarının en temel şartıdır.
Kesinleşme belgesi bulunmayan dosyalar uygulamada reddedilmektedir.
Evet. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kullanılabilmesi için çoğu ülkede apostil şerhi taşıması gerekir. Apostil bulunmayan kararlar mahkeme tarafından geçerli kabul edilmez.
Apostil, bir belgenin gerçekliğinin onaylanarak başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan uluslararası bir tasdik sistemidir. 1961 Lahey Sözleşmesi’ne dayanan bu mühür, belgenin üzerindeki imza ve mührün sahte olmadığını resmi olarak belgeler.
Tanıma ve tenfiz davalarında Apostil, yabancı mahkeme kararının “resmi bir belge” olarak Türk mahkemeleri tarafından kabul edilmesini sağlayan en temel şarttır.
-
Güven Şerhi: Apostil şerhi olmayan bir yurtdışı mahkeme kararı, Türk hakimi için sadece bir “kağıt parçası” hükmündedir.
-
Aslına Uygunluk: Kararın o ülkenin yetkili makamlarınca verildiğini ve hukuken kesinleştiğini ispatlar.
Apostil işlemi her ülkede farklı kurumlarca yapılsa da genel işleyiş şöyledir:
-
Belgenin Aslını Hazırlayın: Elinizdeki mahkeme kararının veya resmi belgenin ıslak imzalı ve mühürlü aslı (veya onaylı örneği) yanınızda olmalıdır.
-
Yetkili Makamı Tespit Edin: Belgeyi aldığınız yerdeki yetkili birime gidin.
-
Almanya’da: Genellikle Eyalet Mahkemesi Başkanı (Landgericht) veya Valilik (Regierungspräsidium).
-
ABD’de: Secretary of State (Eyalet Sekreterliği).
-
İngiltere’de: Foreign, Commonwealth & Development Office (FCDO).
-
-
Mührü Talep Edin: “Apostille” talebinde bulunun. Görevli, belgenin arkasına veya ek bir kağıda Lahey Sözleşmesi standartlarına uygun kare/dikdörtgen formu basar.
Evet, genellikle ücretlidir. Ancak bu tutar ülkeden ülkeye, hatta aynı ülkenin farklı eyaletlerine göre bile değişir:
-
Ücret Miktarı: Genellikle belge başına 15 € ile 100 $ arasında sembolik veya sabit bir harç bedeli alınır.
-
Ödeme Yöntemi: Bazı ülkelerde online ödeme yapıp dekontla gitmeniz gerekirken, bazılarında doğrudan makamdaki vezneye ödeme yapılır.
-
Ücretsiz İstisnalar: Nadiren de olsa bazı Avrupa ülkelerinde belirli sosyal yardım belgeleri için ücret alınmayabilir, ancak mahkeme kararları (Tanıma/Tenfiz için) her zaman harca tabidir.
Evet. Tanıma ve tenfiz davaları yalnızca Türk vatandaşlarına özgü değildir.
Türkiye’de hukuki sonuç doğurması istenen bir yabancı boşanma kararı varsa, tarafların vatandaşlığına bakılmaksızın dava açılabilir.
Velayet kararı da yabancı mahkeme kararı niteliğindedir. Bu kararın Türkiye’de bağlayıcı hâle gelebilmesi için tanıma, gerekiyorsa tenfiz talebi birlikte ileri sürülmelidir. Aksi hâlde velayet kararı Türkiye bakımından hukuki sonuç doğurmaz.
Davanın süresi;
- davalının adresinin yurt içinde veya yurt dışında olmasına,
- tebligat sürecine,
- dosyada tenfiz talebi bulunup bulunmamasına
göre değişir. Avrupa’da yaşayan kişiler bakımından en çok gecikmeye neden olan husus, uluslararası tebligat sürecidir.
Türk mahkemeleri, özellikle şu iki noktayı çok dikkatli inceler:
- Davalı tarafa savunma hakkı tanınıp tanınmadığı
- Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığı
Bu hususlarda ciddi usul eksikliği bulunması hâlinde dava reddedilebilir.
Uygulamada bu konuda en belirleyici içtihatları oluşturan kurum
Yargıtay’dır.
Zorunlu değildir; ancak uygulamada avukatla yürütülen dosyalar çok daha hızlı ve sorunsuz sonuçlanmaktadır.
Özellikle Almanya, Hollanda ve Fransa’dan gelen boşanma kararlarında;
- kesinleşme belgesinin doğru alınması,
- apostil işlemleri,
- tercümelerin usule uygun hazırlanması,
- tebligat planlaması
profesyonel şekilde yapılmadığında davalar aylarca uzayabilmektedir.
Bu nedenle yurt dışında yaşayan kişiler için, Türkiye’de tanıma ve tenfiz sürecini bir avukat aracılığıyla yürütmek ciddi zaman ve hak kaybını önleyen en güvenli yöntemdir.
Tanıma ve tenfiz davalarında avukatlık ücreti sabit değildir.
Ücret; dosyada yalnızca tanıma mı yoksa tanıma ile birlikte tenfiz talebi mi bulunduğuna, davalının yurt dışında olup olmadığına ve tebligat sürecinin zorluğuna göre belirlenir.
Özellikle yurt dışında yaşayan kişiler açısından, uluslararası tebligat ve belge temini süreci ücret üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.
Avukatlık ücreti için tıklayınız !
Tanıma ve tenfiz davalarında mahkeme masrafları temel olarak;
- başvuru ve peşin harçlar,
- gider avansı,
- tebligat giderleri,
- gerektiğinde bilirkişi ve tercüme giderleri
kalemlerinden oluşur. Avrupa’da bulunan davalıya yapılacak tebligatlar, masrafları artıran en önemli unsurdur.
Evet. Avrupa’da yaşayan kişiler, Türkiye’ye gelmeden;
- vekâletname düzenleyerek,
- avukatlık ücretini uzaktan ödeyerek,
- tüm dava sürecini Türkiye’deki avukat aracılığıyla yürüterek tanıma ve tenfiz davasını sonuçlandırabilir.
Bu yöntem özellikle zaman ve seyahat masrafı açısından büyük avantaj sağlar.
Hayır.
Türkiye genelinde tanıma ve tenfiz davalarında mahkeme harçları ve yargılama giderleri esasen aynıdır.
Şehir bazlı esaslı bir harç farkı bulunmaz.
Ancak uygulamada, Adana’da tanıma ve tenfiz davası açmak isteyen Avrupa’da yaşayan kişiler açısından;
- dava takibinin tek merkezden yapılması,
- nüfus işlemlerinin hızlı yürütülmesi,
- dosya sürecinin yakından takip edilebilmesi
sebebiyle süreç daha pratik ve planlı şekilde yürütülebilmektedir.

Yorum Bırak