0544 912 9294
yuksel.avukat@gmail.com

Yasadışı Bahis Para Nakline Aracılık Suçu Savunma Dilekçesi

Adana’da görülen ceza davalarında son yıllarda sıklıkla karşılaşılan suç tiplerinden biri olan para nakline aracılık suçu, özellikle 7258 sayılı Kanun kapsamında yürütülen soruşturmalar çerçevesinde uygulamada önemli tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bu suçun unsurları, kastın ispatı ve banka hesap hareketlerinin hukuki değerlendirilmesi noktasında detaylı açıklamalara ihtiyaç duyulmakta olup, konuya ilişkin kapsamlı değerlendirmemize ilgili makalemizden ulaşabilirsiniz. Aşağıda ise, uygulamada karşılaşılan somut dosyalar dikkate alınarak hazırlanmış örnek bir savunma dilekçesi yer almaktadır. Bu savuma dilekçesi sadece bir örnek olup, her olayın hukuki niteliğine uygun bir şekilde yeniden yorumlanmalıdır

ADANA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO : 2025/… Esas
SANIK : ….
MÜDAFİİ : Av. Ali YÜKSEL (Adana Ceza Avukatı)
KONU : 7258 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen para nakline aracılık suçu yönünden esasa ilişkin savunmalarımızın sunulması ve sanığın beraatine karar verilmesi talebimizdir.


AÇIKLAMALAR

1-) İşbu dosya kapsamında müvekkilin kolluk ve soruşturma aşamasında alınan savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; müvekkilin üzerine atılı bulunan para nakline aracılık suçu isnadını açıkça reddettiği, olayların gelişim sürecini samimi ve hayatın olağan akışına uygun şekilde izah ettiği görülmektedir.

Bu kapsamda müvekkil; 2020-2024 yılları arasında üniversite öğrencisi olduğunu, ailesinin ekonomik yetersizliği nedeniyle burs arayışı içerisinde bulunduğunu, bu süreçte kendisine burs temin edileceği yönünde vaatlerde bulunan kişiler tarafından bazı banka hesapları açtırmasının istendiğini, söz konusu hesapları bu saikle açtırdığını ancak herhangi bir burs elde edemediğini, devamında ise çevresindeki bazı arkadaşlarının hesaplarını kullanmak istemesi üzerine bu hesapları zaman zaman üçüncü kişilere kullandırdığını, ancak bu kullanımın yasa dışı bahis veya para nakline aracılık suçu kapsamında değerlendirilebilecek bir faaliyet içerdiğini bilmediğini açıkça ifade etmiştir.


2-) Öncelikle önemle vurgulanmalıdır ki; 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen para nakline aracılık suçu, yalnızca kasten işlenebilen suç tiplerinden biridir.

Bu doğrultuda, söz konusu suçun oluşabilmesi için;

  • failin gerçekleştirdiği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını bilmesi,
  • eylemini bilinçli ve isteyerek gerçekleştirmesi,
  • bahis veya şans oyunları faaliyeti ile bağlantılı para transferine bilerek aracılık etmesi

zorunludur.

Somut olayda ise müvekkilin bu unsurları taşıyan bir kast ile hareket ettiğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin, açık ve inandırıcı nitelikte herhangi bir delil bulunmamaktadır. Ceza yargılamasının en temel ilkelerinden biri olan “kusur olmadan ceza olmaz” ilkesi gereğince, kastın ispatlanamadığı hallerde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuken mümkün değildir.


3-) Dosya kapsamındaki mevcut deliller ve müvekkilin savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilin banka hesaplarının fiilen kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususunun net olarak ortaya konulamadığı, hesap hareketlerinin doğrudan müvekkil tarafından gerçekleştirildiğine dair teknik ve somut bir tespitin bulunmadığı, müvekkilin yasa dışı bahis organizasyonları ile organik bir bağ içerisinde hareket ettiğini gösterir herhangi bir maddi olgunun dosyada yer almadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14524 E., 2021/10876 K. Kararı uyarınca; suçun vasfının belirlenebilmesi için yalnızca hesap hareketlerinin varlığı yeterli olmayıp, bu hareketlerin niteliği, kaynağı ve bahis faaliyeti ile bağlantısının teknik olarak ortaya konulması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Bu yönüyle somut dosyada, müvekkilin eylemlerinin doğrudan para nakline aracılık suçu kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün değildir.


4-) Ceza muhakemesinin evrensel ilkelerinden biri olan ve uygulamada da yerleşik hale gelmiş bulunan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince; sanığın cezalandırılabilmesi için suçun işlendiğinin kesin ve tartışmasız bir biçimde ispat edilmesi zorunludur.

Bu husus Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2015/6800 E., 2015/31371 K. Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/1-335 E., 2023/289 K. Kararı başta olmak üzere yerleşik içtihatlarda açıkça ortaya konulmuştur.

Somut olayda ise mevcut delil durumu, müvekkilin suçu işlediğini kesin olarak ortaya koymaktan uzak olup, aksine ciddi şüpheler barındırmaktadır. Bu nedenle söz konusu şüphelerin müvekkil lehine değerlendirilmesi hukuki bir zorunluluktur.


5-) Öte yandan somut olayın hukuki niteliği değerlendirilirken; müvekkilin eylemlerinin doğrudan 7258 sayılı Kanun kapsamında para nakline aracılık suçu olarak nitelendirilmesinin isabetli olmadığı, aksine olayın özellikleri dikkate alındığında, şartları oluşmuş ise **5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken bir hukuki görünüm arz ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durum dahi, isnat edilen suç tipinin doğru belirlenmediğini ve müvekkil aleyhine hatalı bir hukuki değerlendirme yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.


6-) Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

  • Müvekkilin suç kastını ortaya koyan,
  • Para nakline bilerek ve isteyerek aracılık ettiğini gösteren,
  • Yasa dışı bahis faaliyetleri ile doğrudan bağlantısını ispatlayan

herhangi bir kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı sabittir.

Ceza yargılamasında ispat yükünün iddia makamına ait olduğu gözetildiğinde, yalnızca varsayıma dayalı değerlendirmeler veya tek başına hesap hareketleri esas alınarak mahkûmiyet kararı verilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle mevcut dosya kapsamı, mahkûmiyet için değil, beraat kararı verilmesi için yeterlidir.


7-) Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; müvekkil hakkında 7258 sayılı Kanun’un 5/1-c maddesi kapsamında düzenlenen para nakline aracılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı açık olup, isnat edilen suçun sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekmektedir.


NETİCE VE TALEP

Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile  işbu ceza davası kapsamında;

  • Müvekkil hakkında yüklenen suçun unsurları oluşmadığından BERAATİNE,
  • Mahkemeniz aksi kanaatte ise sanık lehine olan tüm yasal indirim ve bireyselleştirme hükümlerinin uygulanmasına,
  • Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine

karar verilmesini vekaleten  talep ederiz.


Sanık Müdafii
Av. Ali YÜKSEL
(Adana Ceza Avukatı)

ARA